|
Hoşten |
Güzel vücutlu. |
|
Matuk |
Azat olunmuş, özgürlüğü... |
|
Mefharet |
Övünç, övünme, kıvanç |
|
Göğem |
Halk dilinde yeşile çalan mor... |
|
Hurşit |
Güneş |
|
Coşan |
Coşku duyan, heyecanlı (kimse... |
|
Nazret |
Tazelik. 2. Bakma, bakış. 3.... |
|
Enginsu |
Açık deniz |
|
Cihanfer |
Cihanı, dünyayı aydınlatan,... |
|
Demirşah |
(bkz. Demirhan). |
|
Tunçsoy |
Kökü güçlü soydan gelen kimse. |
|
Yalınalp |
(bkz. Yalın). |
|
Cihanşah |
Cihan'ın şah'ı KaraKoyunlu... |
|
Müberrah |
Aklanmış, temize çıkarılmış |
|
Zebih |
1. Kesilmiş veya kesilecek... |
|
Tekiner |
Tek, eşsiz ve hayırlı kimse. |
|
Arslanşah |
Arslan gibi cesur ve yiğit... |
|
Vecibe |
Ödev, boyun borcu, vazife. |
|
Cemalleddin |
1. Dinin cemali, parlak yüzü... |
|
Pekay |
Pek ay. |
|
Behişt |
1. Cennet. 2. Uçmak. |
|
Taberi |
Büyük İslâm tarihçilerinden... |
|
Müteâl |
Yüksek, yüce. (bkz. Bülend). |
|
Uzsoy |
İyi nitelikli soydan gelen. |
|
Vahibe |
(bkz. Vahib). |