|
Özdinç |
Özlü, canlı, dinç olan kimse. |
|
Kutam |
Akbabaya benzeyen. |
|
Rehayi |
Kurtulma, necatErkek ve kadın... |
|
Nesim |
Hoşa giden hafif rüzgar |
|
Sanih |
Zihin ve düşüncede oluşup... |
|
Sıtkı |
Yalan söylemeyen, dürüst |
|
Mürşit (D) |
İrşad eden, doğru yolu... |
|
Resai |
Süsler, süs. |
|
Keys |
Zeka, anlayış, kavrayış. |
|
Fecri |
Sabaha karşı güneş doğmadan... |
|
Secâvend |
Kur'anı Kerim'i manasına... |
|
Behzad |
Ressam, minyatürcü Türk dil... |
|
Kılınç |
1. Çelikten silah. 2.... |
|
Özgenç |
Öz genç. |
|
Derbend |
Kapılar kapısı. |
|
Şefaati |
Şefaatle ilgili. |
|
Levend |
1. Osmanlı donanmasında... |
|
Eflak |
1. Semalar, felekler, yükler... |
|
Saru |
Sarı benizli, tenli insan. |
|
Ergüvenç |
Güven duyulan kimse. |
|
Uzma |
Büyük, en büyükErkek ve kadın... |
|
Şemim |
Güzel kokan, güzel kokulu,... |
|
Kutsi |
Kutlanan, kutluluk sahibi |
|
Şahruh |
Yüce ruhlu, görkemli, üstün... |
|
Erdurmuş |
(bkz. Erduran). |