|
Mebruke |
(bkz. Mebruk). |
|
Taykara |
Esmer, karayağız çocuk. |
|
Pekin |
Üzerinde kuşku duyulmayan,... |
|
Kaygun |
1. Etkili, hüzünlü, dokunaklı... |
|
Sorgun |
1. Bir tür söğüt ağacı. 2.... |
|
Yalkın |
(bkz. Yalgın). |
|
Maksum |
Ayrılmış, bölünmüş. Kısmet.... |
|
Candaş |
Dost, yoldaş |
|
Fedayican |
Canını vermeye hazır, canını... |
|
Ayanfer |
Gözün ışığı, nuru. |
|
Altuner |
Değerli kimse. |
|
Şahine |
(bkz. Şahin). |
|
Şahsınur |
Nurlu kişi, aydınlık kimse. |
|
Güral |
Çok al, bol al |
|
Baler |
Tatlı dilli, cana yakın |
|
Minşar |
1. Cennet. 2. Şişe sırça. 3.... |
|
Raika |
Sade, saf, katışıksız. |
|
Korçan |
Çağlayan. |
|
Işıtan |
Aydınlatan, ışık veren |
|
Okbudun |
Birlik içinde olan. Dürüst... |
|
Bedrunnisa |
Dolunay yüzlü kadın. |
|
Birsu |
Özel bir su biricik su gibi |
|
Hadi |
1. Yenilene yardım eden,... |
|
Esad |
1. Oldukça mutlu, daha... |
|
Bakinaz |
Sürekli nazlanan, çok nazlı. |