|
Maun |
Zekat. Kur'anı Kerim'in 107.... |
|
Özlek |
1. Toprağın özlü, verimli... |
|
Sahre |
Kaya. Kütle. |
|
Gelincik |
1. Yazın kırlarda yetişen... |
|
Tabdan |
Işıklı, parlak. |
|
Kapar |
Akıl, ruh. |
|
Akınalp |
Akın yapan yiğit. Yiğit. |
|
Behnan |
Güleç, güleryüzlü, iyi huylu... |
|
Muhbir |
Haber veren, haberci. |
|
Sabâhat |
Güzellik, letafet. |
|
Hicret |
1. Bir memleketten, başka bir... |
|
Haliddin |
Dinin sonsuzluğu ölümsüzlüğü. |
|
Özbekkan |
Özbek soyundan gelen. |
|
Sürre |
1. Para kesesi. 2. Hediye. 3... |
|
Taşkan |
Sağlam, güçlü soydan gelen. |
|
Ferah |
Bol geniş / Rahatlık veren /... |
|
Ulukaan |
Büyük, saygın hükümdar. |
|
Zaim |
1. Kefil. 2. Prenses, şef. |
|
Karlukhan |
(bkz. Karluk). |
|
Hüsnügül |
Gülün güzelliği. |
|
Özsel |
Özle ilgili, öze ilişkin... |
|
İlmiye |
İlme ait, ilme mensup. |
|
Ağah |
Bilgili, haberli, uyanık,... |
|
Tansu |
Şafak rengi vurmuş su |
|
Kanber |
1. Hz. Ali'nin sadık, vefakâr... |