|
Özdilmaç |
Tercüman, çevirmen. |
|
Rücum |
Akan yıldız. |
|
Taraif |
Az bulunur, ince şeyler. |
|
Canses |
(bkz. Canser). |
|
Eyüb |
1. Sabırlı. 2. Dönen, pişman... |
|
Polatkılıç |
İyi cins çelikten yapılma... |
|
Vazah |
Beyaz, güzel yüzlü adam. |
|
İltifaf |
1. Sarınma, bürünme, örtünme... |
|
Özakıncı |
Öz akıncı. |
|
Ulumeriç |
Ulu meriç. |
|
Peyrev |
Ardı sıra giden. Arkasından... |
|
Jerfî |
Derinlik. Derin deniz. |
|
Kâşif |
Keşfeden, bulan, meydana... |
|
Tapgaç |
Ünlü. Aziz. |
|
Yoruç |
Komutan, kumandan. |
|
Erakıncı |
Yiğit akıncı. |
|
Melekru |
Melek yüzlü. |
|
Seccac |
Çağlayan Erkek ve kadın adı... |
|
Feramuş |
Unutma, hatırdan çıkma,... |
|
Özarı |
Arı gibi çalışkan kimse Erkek... |
|
Şekib |
Sabır, tahammüllü, dayanıklı... |
|
Nazlım |
'Sevdiğim, değer verdiğim,... |
|
Seylâb |
Sel, sel suyuTürk dil... |
|
İlbaşı |
Selçuklular'da köy yöneticisi. |
|
Şebab |
Gençlik, tazelikTürk dil... |