|
Garib |
1. Yabancı, acaib. Kimsesiz,... |
|
Çıdam |
Sabır, tahammül. |
|
Sırat |
Yol, tarik. |
|
Merdi |
Mertlik, erlik. Cesaret,... |
|
Bedihi |
Besbelli, açıkapaçık. |
|
Yürük |
(bkz. Yörük). 1. Çabuk ve... |
|
Letafet |
Latiflik, hoşluk Güzellik |
|
Şehrar |
Şehri süsleyen, şehre süs... |
|
Teşnedil |
Can ve gönülden istekli. |
|
Dumrul |
Dede Korkut hikayelerinde... |
|
Bektaş |
Saygın, aziz, denk, eşit. |
|
Râzî |
Boyun eğen, kabul eden, rıza... |
|
Şihban |
1. Kıvılcımlar. 2. Akan... |
|
Özpala |
Pala gibi sert ve keskin... |
|
Müdafi |
Müdafaa eden, koruyan.... |
|
Tankut |
Kutlu aydınlık |
|
Gürsu |
Temiz, pak, hızlı su Erkek ve... |
|
Tecmil |
Süs, tezyin. |
|
Nuhayle |
İrak'ta, Kufe'ye yakın bir... |
|
Regaip |
1. Çok istek gören, beğenilen... |
|
Misbah |
Aydınlatma cihazı, ışık... |
|
Hüsnügüzel |
Sarı çiçekli, güzel yapraklı... |
|
Zerişte |
1. Altın tel, sırma. 2. San... |
|
Yekpare |
Tek parça, bütün, som. |
|
Yaltıray |
(bkz. Yaltır). Ayın ışıltısı. |