|
Mülayim |
1. Uygun, muvafık. 2. Yumuşak... |
|
Dalayer |
Deniz adamı. |
|
Özak |
Öz ak. Özü temiz, doğru kimse. |
|
Erdibike |
Olgunluğa erişmiş, deneyimli... |
|
Ramize |
(bkz. Ramiz). |
|
Gürdal |
Güçlü, gelişmiş dal. |
|
Batı |
Güneşin battığı yön |
|
İnamullah |
Allah'ın nimeti, iyiliği. |
|
Kavram |
. 1. Bir nesnenin zihindeki... |
|
Zeyyan |
Süsler, pırıltılar. |
|
Coşkuner |
Coşan kimse. |
|
Heybet |
Korku ve saygı uyandıran... |
|
Vechiye |
(bkz. Vechi). |
|
Ebbedullah |
Allah ebedi eylesin, daim... |
|
Şenal |
(bkz. Şen). |
|
Tanfer |
Tan vaktinin yan aydınlığı. |
|
Uçuk |
1. Uçmuş, soluk renk. 2.... |
|
Fuat |
Yürek, kalp, gönül. |
|
Güfte |
1. Söyleniş, söylenmiş. 2.... |
|
Sebre |
Ölçülü, deneyimli. Sahabeden... |
|
Cihandar Şah |
Delhi, TürkHind İmparatorları... |
|
Şemspare |
Güneş parçası. Çok parlak... |
|
Balkı |
. 1. Parıltı, ışık. 2. Güzel... |
|
Enis |
Dost, arkadaş |
|
Semâne |
(bkz. Seman). |