|
Zeyyan |
Süsler, pırıltılar. |
|
Özdeğer |
Bir şeyin gerçek değeri. |
|
Özüak |
Özü tertemiz olan kişi |
|
Tarımer |
Tarımla uğraşan kimse. |
|
Kınıkaslan |
(bkz. Kınık). |
|
Uygan |
Uyumlu, uyan. |
|
Düriyye |
1. İnci gibi parlayan, parlak... |
|
Nafih |
Üfleyen, üfleyici. |
|
Cihandar Şah |
Delhi, TürkHind İmparatorları... |
|
Erdemay |
(bkz. Erdem). |
|
Caize |
1. Armağan, hediye. 2. Yol... |
|
Vecaheddin |
Dinin yüceliği, onuru Türk... |
|
Ziver |
Süs, bezek Erkek ve kadın adı... |
|
Sudur |
1. Göğüsler. 2. Sadrazamlar.... |
|
Selvet |
Gönül rahatı. |
|
Adetullah |
Allah'ın kanunu, ilahi sünnet. |
|
Canver |
Canlı, haşere. |
|
Mebsude |
(bkz. Mebsut). |
|
Kırca |
Dolu Ufak taneli kar... |
|
Muaddal |
(bkz. Hz. Peygamberin... |
|
Şimşeker |
Çok hareketli, canlı, hızlı... |
|
Amanullah |
Allah'ın bağışlaması. Allah'... |
|
Nesimi |
Hoş ve mülayim. |
|
Ruhiddin |
Dinin ruhu, özü Türk dil... |
|
Olca |
Savaşta düşmandan ele... |