|
Ertok |
Gözü, gönlü tok yiğit. |
|
Visam |
Damgalı, nişanlı. |
|
Lemeat |
Parıltılar. |
|
Talaykut |
Kutsal deniz. |
|
Sağıt |
Silah. |
|
Hurşid |
Güneş, aftab, mihr, şems Türk... |
|
Kirami |
1. Cömertçe, eli açıklara... |
|
Yönet |
1. Uygun, doğru. 2. İyi,... |
|
Ulukut |
Çok uğurlu, kutlu kimse. |
|
Çetinel |
(bkz. Çetin). |
|
Ergazi |
(bkz. Ergalip). |
|
Başbuğ |
Başkumandan, hükümdar Eski... |
|
Özdeş |
Her türlü nitelik bakımından... |
|
Perinçek |
Özverili, fedakar, sadık. |
|
Derkavi |
Derkava'ya mensup (bkz.... |
|
Vusta |
1. Orta, ortada bulunan,... |
|
Özpolat |
Özü çelik gibi sağlam olan. |
|
İnanç |
Bir düşünceye bağlılık İman... |
|
Necâbet |
Soyluluk, soy temizliği. |
|
Ferahet |
Şan ve şerefErkek ve kadın... |
|
Abdülhasib |
Bütün varlıkların takdir... |
|
Tekrim |
Ululama, saygı gösterme. |
|
Beşuş |
1. Okşadıkça süt veren deve.... |
|
Özcebe |
Zırh, cevşen, silah, mühimmat... |
|
Saykut |
Uğurlu, kutlu, saygıdeğer... |