|
Pektaşı |
Güçlü, sert taş. |
|
Okçun |
Uzak, öte, uzakta bulunan. |
|
Oğuralp |
Samimi, içten yiğit. |
|
Oytunç |
Oy tunç. |
|
Okboğa |
Hızlı ve boğa gibi güçlü. |
|
Tutun |
Ev, aile. |
|
Üstel |
(bkz. Üstek). |
|
Özengin |
Özü engin, geniş ve derin. |
|
Tilbe |
Put Güzel kadın |
|
Umay |
1. Eski Türklerde, Orhun... devamı |
|
Rükunet |
Ağırbaşlılık, gururluluk. |
|
Revah |
1. Bir şeyi elde etmeden... devamı |
|
Behzad |
Ressam, minyatürcü Türk dil... devamı |
|
Reis |
Başkan, baş. |
|
Regaip |
1. Çok istek gören, beğenilen... devamı |
|
Dahhak |
Çok gülen, çok gülücü Daha... devamı |
|
Önel |
Bir şeyin tamamlanması için... devamı |
|
Ulumeriç |
Ulu meriç. |
|
Raufe |
(bkz. Rauf). |
|
Bozyel |
Yağmur getiren lodos rüzgarı. |
|
Özbekkan |
Özbek soyundan gelen. |
|
Lânazir |
Eşsiz, benzersizErkek ve... devamı |
|
Cinuçen |
Üstün, galip, zafer kazanmış. |
|
Dirayet |
Zeka, bilgi, kavrayış Erkek... devamı |
|
Dirsehan |
Dede Korkut hikayelerinde,... devamı |