|
Nevzat |
Yeni doğmuş çocuk. |
|
Hümeze |
Birini arkasından çekiştirmek... devamı |
|
Serkız |
Baş kız, kızların, güzellerin... devamı |
|
Zeynelabidin |
İbadet edenlerin süsü. |
|
Telmiye |
1. Parıldatma, renk renk... devamı |
|
Zennur |
Zinnur, nurlu, ışıklı |
|
Bektaş |
Saygın, aziz, denk, eşit. |
|
Ekmeleddin |
1. Dinin en olgunu, en... devamı |
|
İnaltekin |
(bkz. İnalkut). |
|
Fikret |
Düşünmek, düşünceye dalmak |
|
Uçkan |
Allah'ın kulu |
|
Üsgen |
1. Yüksek. 2. Gelişmiş. |
|
Acunalp |
(bkz. Acunal). |
|
Demirhan |
Demir gibi güçlü hükümdar |
|
Sertan |
Gecenin en karanlık olduğu... devamı |
|
Şadiye |
1. Sevinç, neşe, mutluluk.
2... devamı |
|
Mürid |
1. İdare eden, emreden... devamı |
|
Civanmert |
Cömert, eli açık genç,... devamı |
|
Serbay |
1. Komutan ,lider. 2. Baştaki... devamı |
|
Leylâk |
1. Zeytingillerden hoş kokulu... devamı |
|
Necâbet |
Soyluluk, soy temizliği. |
|
Elya |
1. Cennette bir çiçek veya... devamı |
|
Sine |
1. Göğüs. 2. Gönül, yürek. İç... devamı |
|
Necati |
Kurtuluşa ermek |
|
Yaldırak |
Ak, parlak, ışıltılı. |