|
Vahab |
Bağışlayan, ihsan eden Türk... |
|
Behişt |
1. Cennet. 2. Uçmak. |
|
Dafi |
l. Defeden, gideren. 2. Savan... |
|
Atınç |
Atılgan / Atak |
|
Ezamet |
(bkz. Azamet). 1. Büyüklük,... |
|
Uluer |
Saygın, uğurlu, yüce kimse. |
|
Nurzen |
Nurlu, ışıklı kadın. |
|
Üstün |
1. Benzerlerine göre daha... |
|
Nardane |
Nar tanesi. |
|
Belhi |
Belh şehrine mensup (... |
|
Nüzhet |
Zevk, keyif, istek, tad |
|
Tezalp |
Çabuk, hızlı yiğit TEZCAN... |
|
Neşever |
Çok neşeli. |
|
Meknune |
(bkz. Meknun). |
|
Zergun |
Altın renkli, altın gibi san... |
|
Koçubey |
Koçu arabasını kullanan kişi... |
|
Şerafet |
Şerefli olma hali. Soydanlık... |
|
Şahamet |
Şişmanlık, topluluk. |
|
Nergis |
Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir... |
|
İsabet |
1. Düşme, (isabet). 2. Düşme... |
|
Pozan |
Candan,cana yakın |
|
Sipahi |
Tımar sahibi asker |
|
Tayyip |
İyi, hoş, çok temiz |
|
Şahap |
1. Alev, ateş parçası. 2.... |
|
Muştubey |
(bkz. Muştu). |