|
Lahib |
Açık yol. |
|
Reşik |
Uzun boylu, yakışıklı. |
|
Kutsalmış |
(bkz. Kutsalan). |
|
Keşşaf |
Keşfeden, sırları çözen,... |
|
Rasif |
1. Sağlam dayanıklı. 2.... |
|
Akçalı |
Varlıklı, zengin. |
|
Tunçdağ |
Tunçtan oluşan, dağ gibi... |
|
Nehib |
1. Dehşet, korku. 2. Yağmacı... |
|
Ulusu |
Yüce, kutlu su. |
|
Üftadegi |
Düşkünlük. |
|
Rehavi |
Türk müziğinin en eski... |
|
İlenç |
İlenmek amacıyla söylenen söz... |
|
Hazrec |
1. Bir Arap kabilesinin ismi... |
|
Ersavaş |
(bkz. Ersal). |
|
Ulum |
Ululuk, haşmet, büyük... |
|
Yalkı |
1. Yalın, tek. 2. Işın. |
|
Veyis |
Yoksulluk, muhtaçlık. |
|
Vecih |
1. Yüz, çehre. 2. Tarz, üslup... |
|
Baştuğ |
(bkz. Başman). |
|
Üngörmüş |
Ün görmüş. |
|
Yolaç |
Yol gösteren, kılavuz. |
|
Rikab |
Büyük, saygın bir kimsenin... |
|
Özbaş |
Öz baş. |
|
Tokuz |
1. Dokuz. 2. Kalın ve sık... |
|
Özdoru |
Öz doru. |