|
Ertaç |
Erkekliği taç gibi taşıyan |
|
Sâderu |
Genç delikanlı. |
|
Suheyb |
Arkadaş, dost. Rasulullah'ın... |
|
Uğuş |
1. Anlayış, zeka, bekleyiş. 2... |
|
Nemrud |
Babil'in kurucusu olduğu... |
|
Dilaviz |
Gönlün takıldığı, gönüle... |
|
Şecaat |
Yiğitlik, cesurluk,... |
|
Bidayet |
Başlama, başlangıç. |
|
Demirağ |
Demirden ağ. |
|
Pekintürk |
Pekin Türk. |
|
Rızkullah |
Allah'ın verdiği nimet.... |
|
Şezerât |
İşlenmeden maddenin içinde... |
|
Hüzzam |
Türk müziğinin en eski... |
|
Sirfiraz |
Başını yukarı kaldıran... |
|
Nurışık |
Bol ışık, aydınlık. |
|
Şenalp |
Neşeli, canlı yiğit. |
|
Verim |
Ortaya çıkan, beklenilen,... |
|
Tecik |
Tutumlu, idareli tasarruflu. |
|
Baybek |
(bkz, Baybaş). |
|
Tengizalp |
Denizci yiğit. |
|
Temirkut |
Demir gibi güçlü ve uğurlu. |
|
Şazi |
(bkz. Şadi). |
|
Karasu |
1. Ağır akan su. 2.... |
|
Zekavet |
Zeka, zekilik. |
|
Mehveş |
Ay gibi, ay yüzlü, güzel.
Ay... |