|
Rahe |
Avuç içi, el ayası. |
|
Hızır Bey |
İstanbul'un fethinden sonra... |
|
Zülfikâr |
1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye... |
|
Mübahat |
Övünme, iftihar etme. |
|
Kûhsar |
1. Dağlık. 2. Dağ tepesi... |
|
İffet |
Temizlik, namuslu olmak |
|
Tevekkül |
Her şeyi Allah'a bırakarak,... |
|
Uygur |
Şanı şerefi en yüksek olan |
|
Erçelik |
Çelik gibi güçlü erkek. |
|
Ürünay |
Ürün ay. |
|
Sarim |
Keskin, kesici. |
|
Incik |
Baldır. 2 Bazı bölgelerde diz... |
|
Boranalp |
(bkz. Boran). |
|
Batıboy |
Türklerin göç sonucu batıya... |
|
Çintay |
Soylu at. |
|
Özdamar |
Öz damar. |
|
Yöner |
(bkz. Yönal). |
|
Fahriyye |
(bkz. Fahri). İslami... |
|
Şahi |
Şah'a hükümdara mensup, şah... |
|
Veda |
1. Ayrılırken söylenen... |
|
Günser |
Işık ver, parla |
|
Çelikyay |
Güçlü, kuvvetli. |
|
Sezgi |
1. Sezme kabiliyeti, seziş. 2... |
|
Tolgay |
Çevre, dolay. |
|
Tokur |
Eski Türk erkek adlarından. |