|
Haspolat |
Katışıksız, saf, çelik gibi. |
|
Usbey |
Akıllı kişi. |
|
Koytak |
Rüzgar almayan çukur yer. |
|
Ferahnak |
Sevinçli Türk müziğinin... |
|
Valih |
Şaşakalmış, hayret etmiş,... |
|
Saltuk |
Hiç bir koşul ve denetime... |
|
Nurkut |
(bkz. Nurkan). |
|
Dilefruz |
Gönül aydınlatan (bkz.... |
|
Cantez |
Tez canlı, aceleci. |
|
Tunçal |
Tunç al. |
|
Cezmi |
Kesin karar veren |
|
Pürçek |
Şakaklardan sarkan saç, zülüf... |
|
Vecid |
1. Bir şeyin güzelliği... |
|
Perdah |
1. Cila, parlaklık, parlama.... |
|
Argu |
1. İki dağ arası, uçurum. 2.... |
|
Seyehât |
1. Seyahat, gezi. 2. Gölgenin... |
|
Ongunsu |
Bol ve gür akan su. |
|
Sakıp |
Delen, delik açan Çok parlak |
|
Unat |
Doğru yolu tutan. Akıllı.... |
|
Durul |
Suyun durulması, aklanması |
|
Oktar |
Ok taşıyıcı / Ok+dar (... |
|
Tayuk |
İnce, kibar genç. |
|
Paksu |
Temiz su. Billur gibi arı... |
|
Ortaç |
Tepe Mirasçı Veliaht |
|
Sıdkı |
İç, yürek temizliğiyle,... |