|
Nezâket |
1. Naziklik. 2. Zariflik,... |
|
Şide |
Parlak, ışıklı, güneş. |
|
Mefruza |
(bkz. Mefruz). |
|
Kutkan |
Saygın, kutlu soydan gelen. |
|
Avşar |
Oğuzların önemli bir kolu.... |
|
Esad |
1. Oldukça mutlu, daha... |
|
Sudan |
Su gibi güzel, parlak. |
|
İrva |
Suya kandırma. |
|
Serpin |
Yağmur. |
|
Meftuha |
(bkz. Meftah). |
|
İlmen |
Bir ülke halkından olan kimse... |
|
Aksevil |
(bkz. Sevil). |
|
Şadiye |
1. Sevinç, neşe, mutluluk.
2... |
|
Ayvaz |
1. Arapça ivaz kelimesinin... |
|
Sağbilge |
Hekim, doktor. |
|
Ahver |
1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü... |
|
Feridun |
Tek, eşsiz, benzeri olmayan |
|
Lâhza |
1. Bir bakış, bir göz atma. 2... |
|
Kunter |
Sağlam, kuvvetli |
|
Kâmile |
(bkz. Kamil). |
|
Erseven |
Seven erkek. |
|
Asu |
Asi, ehlileşmeyen huysuz at... |
|
Durna |
Bir cins kuş. Turna. |
|
Mürüvvet |
Kişilik, şahsiyet, insanlık |
|
Arıcan |
Temiz, doğru kimse. |